Gebeliğim, Doğumum ve Sonrası

11 Aralık 2015

anne-adayinda-gebelik-sekeri-580x333Epeydir beklenen bir yazıydı. Her blogger gibi gebeliğim, doğumum ve sonrasını yazmam istendi.

Sıra bende  bu yazımda, gebeliğim, doğumum ve tabi ki sonrası  hakkında yaşayarak öğrendiğim  tecrübelerimi sizlerle paylaşacağım.

Ağustos 2013 hamileliğimi öğrendiğimde dünyalar benim olmuştu. Benden , canımdan , eşimden bir parça. Benim için her şey bitmiş, sanki yeni bir başlangıç başlamıştı.

Sevgili doktorum Çağlar Çiftçi ile 9 aylık rutin kontrollerimiz hep mutlu,  heyecanlı  ve her ay kiloma bakıp hızlı gidiyorsun demesi ile biten bir dönem geçirdik.  Nasıl tabir etsem sorunsuz (maşallah diyeyim)  topaç  gibiydim.  Yani 9 ay mus mutlu, gezen,çalışan ve tombul bir  anne adayı idim.

Hiçbir şey beni mutsuz etmemeliydi ve bebeğim bunu hissetmemeliydi. Hiç mi sorun olmadı tabi ki oldu ama uzatmadan  yada ortamı terk ederek sorundan uzaklaşıyordum.  Bebeğimin kıyafetlerini hazırlamak, onlara bakmak, düzenlemek beni sakinleştiriyordu. Ama nasıl bir sakinlik J halen her şeye tamam diyorum.

Zaman  gelmişti, 13.04.2014 akşamı sancıyla hastanedeydik ve 14.04.2014/ 00.01 de doğum yaptım. Benim işe dönmem herkes den önce olmuştur herhalde. Oğlumun 40’ı çıkmamıştı ofise gidip gelmeye başladık. Eşi ile çalışan annelerimiz anlar beni. O nasıl bir sorumluluktur yahu. Yeni doğum yapmışın yat işte hizmet etsinler :)

Tez canlı yapımdan mı, annelik heyecanından mı tabi biraz da o sorumluluktan olsa gerek , sezeryan yerim iyileşmemişti temizlik vs.işe gelip gitmeler başlamıştı bizde.

Sorunsuz denemez belki ama sakin bir bebeklik geçirdik denilebilir. Gece 2 saatte bir emzirmek, birde bebeklerdeki mide kapağının gelişmemesinden kaynaklı  ağza gelen kusmuklar harici evlatcığımın hiç yükü olmadı. Lohusalık dönemi her kadının ki gibi zorluydu, uykusuzdu, emzir, gazı çıkar vs. ama bunların olacağını zor bir dönemden geçeceğime  kendimi öyle bir alıştırmışım ki , en az hasarla atlattığımıza inanıyorum. Okuduğum makalelerde var tabi lohusalık sendromu, şöyle böyle bunların olmaması için elimden gelen sabrı gösterdiğimi sanıyorum.

Bebek gelişimi  ile ilgili bir nefeste 12 ayı okuyup, sonrasında her ay bir sonraki ayı okuyarak takip ederek, kendimi bilgilendirerek doktorun yanına gidiyordum. Bebeğim ile ilgili bir şeyleri öğrenmek hoşuma gidiyordu. Buda bende , ben ve bebeğim  güvende hissi uyandırıyordu.

Aradan geçen 3 ay sonrası ofisime de park yatağını koyunca, eve gitmeler  gece 3-4 ü buluyordu. O dönem ofis çalışanları sağ olsunlar hep ilgilendiler bana destek oldular.  Kendimi çok yorgun hissettiğimde de  işe geç gidip, oğlanı yatırıp, bende yatıyordum. O yatmalar 1-2 saatlik uyku nasıl iyi geliyor anlatamam. Bebeğimin dinlenmiş, sakin, mutlu,huzurlu bir anneye ihtiyacı vardı. Birde milletin aman stres yapma süt gider demesi de ayrı bir sorun oluyordu. Çünkü oğluşum emzik-mama almıyordu.  O süte bir şey olmamalıydı. O SÜT GELMELİYDİ. :)

Bana göre Huzursuz , stresli bir anne=huzursuz devamlı ağlayan mutsuz bir bebek.

Oğlum artık büyümüştü, oyun istiyordu ama işler vardı, kontrol edilmesi gereken evraklar maiiler vs.

Yoğun ve stresli bir döneme girdiğimiz temmuz ayında da bir teyze bularak onu artık ev ortamına alıştırdık. Sonrası iyi olmalıydı. 14 ay sonra ilk defa ayrılıyorduk. Bende oluşan endişe, huzursuzluk dışında her şey iyiydi ve halen güzel gidiyor.

Peki bu zamana kadar her şeyi  tek başıma mı yaptım, evet hepsini ben yaptım. Yardım eden  annem ve  eşim olmuştur. Ama ne kadar hiç sorgulamadım. Sorgulamaya başladığınızda durum vahim . Herkes den her şeyi bekleyemezsiniz, çünkü herkes çalışıyor, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, her biri bir koşuşturmanın içinde sen çocuk doğurdun diye özel ilgi bekleyemezsin ben bunu anladım.

Ve çalışıyordum. (Ev işi-bebek bakımı-kişisel bakım-eşin sorumluluğu hepsi bendeydi) Arkadaşlarıma hep şöyle derim, hayatı kendiniz için zorlaştırmayın , kolaylaştırın. Bir şeyleri devamlı birilerinden beklerseniz (eşinizden-annenizden-arkadaşınızdan) daha çok  beklerseniz. Ben bunu yaşadım ve gördüm.

Örnek alışveriş yapılacak aman tanrım bebekle nasıl yaparım? Yaparsınnn öğle bir yaparsın ki; Bebeğin karnını doyur, arabaya koy, alman gerekenlerden en acilleri seç, o gün pişecekler gibi,4 tane yerine 1 adet al,  aldıklarını bebek arabasının altına koy, gezerek gel. Hem  alışverişini yap, hem gez, hem bebekte hava alsın. İşte bir günü dolu dolu geçirdiniz. Sen mutlusun, bebek sakin her şey yolunda denemeye değer.

Şimdi mi?

Oğluşum 20 aylık koca bir adam oldu. Gece uykularına hasretim. Deliksiz bir uyku uyumak nasıl bir şey unuttum. Halen emiyor, yemeğime, içmeme halen dikkat ediyorum.  Halen topaç gibiyim anlayacağınız. :)

 

 

Etiketler :

Kullanıcı Yorumları


Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Benzer Haberler


23 Şubat 2017, Yorum Yapılmamış
01 Kasım 2016, Yorum Yapılmamış
10 Mart 2016, Yorum Yapılmamış
02 Şubat 2016, Yorum Yapılmamış
26 Ocak 2016, Yorum Yapılmamış
13 Ocak 2016, Yorum Yapılmamış