Uzman Pedagog Sinem Alıcı, Bodrum Kadınlar Kulübü için çocuklarda 2 yaş sendromunu anlattı.

Çocuğunuz 18-30 aylık arası, son zamanlarda isteklerini genelde tepinerek ve ağlayarak dile getirmeye başladı, genel hali inatçı ve en sık kullandığı kelime Hayır mı? O halde hoşgeldin ‘2 yaş sendromu’ diyebiliriz. Bu dönemi bir tip ön ergenlik gibi düşünebilirsiniz ve muhakkak geçicidir. Çocuk özerkliğini ilan etme çabasını verir, kendince bir birey olduğunu keşif etmiştir ve bu yüzden sürekli herşeye ilk olarak HAYIR kelimesi ile cevap verip kendi kararını almaya çalışır.

Peki çocuğun karakterinin şekil almaya başladığı bu kritik dönemi nasıl atlatmalısınız ve hangi tutumları sergilemelisiniz?

  • İletişim tekniğinizi kontrollü kullanını HAYIR kelimesini minimuma düşürüp sadece gerektiği yerde kullanıp çocuk ile çatışmaya girmemeye çalışınız. Örneğin ‘Hayır çikolata yiyemezsin’ demek yerine, ‘EVET yiyebilirsin ancak yemekten sonra.’ Böylelikle red edildiği hissine kapılmayıp kararlarını kendi aldığı kanaatine varacaktır.
  • Bir diğer etkili iletişim yolu ise olabildiğince seçenek sunmak. Bu sayede yine çocuğunuz kontrolün kendisinde olduğunu düşünecek ve gereksiz öfke nöbetlerine engel olmuş olacaksınız. Örneğin ‘parktan eve gitmeden önce son bir kez daha salıncağa mı binmek istersin yoksa kaydırağa mı?’ Her ne kadar kararı siz alıyor olsanızda çocuğunuz bunu hissetmeyecektir.
  • Çok önemli bir unsur ise ağlama krizlerine rağmen kesinlikle kararlı bir tutum sergileyebilmektir. Yeterki sussun anlayışı içerisinde çocuğunuzun kontrolü ele geçirmesini sağlamış olacaksınız.
  • Anne ve babanın eşit şekilde kararlılık sergileyebilmesi sadece 2 yaş sendromu içerisinde değil süreklilik gerektiren bir haldir. Ebeveynlerin farklı tutumları çocukların akıllarının karışmasına sebep olur ve bu onları daha agresif hale getirir. Bu yüzden her zaman eşinizin kararını doğru bulmasanız bile çocuğunuza karşı aynı tavrı sergileyip daha sonra bunu kendi aranızda tartışınız
  • Çocuk öfke nöbeti ve ağlama krizi geçirirken onu daha fazla sakinleştirmeye veya açıklama yapmaya çalışmayın. O an için sarf ettiğiniz hiç bir sözü duymayacaktır. ‘Ağlamana gerek yok’ veya ‘ağlama’ demek yerine ‘ağlayabilirsin ancak sakinleşince konuşabiliriz’ demeniz yeterli olacaktır. Bu esnada çocukdan uzaklaşıp sakinleşmesini bekleyin. Susduktan sonra uzun uzun açıklama yapmayınız o yaşdaki çocukların beyinlerine genelde 3 kelime sonrası gitmez. Sarılıp sevgi göstermeniz ona bu süreç içerisinde daha büyük bir destek olacaktır.
  • Çocuk bir kriz içerisinde değilse ilgisini dağıtmaya çalışını Örneğin birlikte bir mutfak, boyama veya bahçe etkinliği yapmak gibi.

 

Tecrübelerim ebeveynlerin genelde bu dönemde panik yaptıkları ve çaresizlik içerisinde danışmaya geldikleri yöndedir ancak unutmamak gerekir ki çocuğunuz büyürken sürekli yeni gelişim evrelerinden geçecektir ve sağlıklı bir birey olabilmesi için bu geçişler olağandır.

 

Uzm. Pedagog

SİNEM ALICI

Etiketler :

Kullanıcı Yorumları


Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?





Benzer Haberler


23 Şubat 2017, Yorum Yapılmamış
01 Kasım 2016, Yorum Yapılmamış
10 Mart 2016, Yorum Yapılmamış
02 Şubat 2016, Yorum Yapılmamış
26 Ocak 2016, Yorum Yapılmamış
25 Aralık 2015, Yorum Yapılmamış